Diş etleriniz sağlıklı mı?

Yüzeyi parlak, kırmızı ve dokunduğunuzda kolayca kanıyorsa diş etleriniz iltihaplıdır. Kanama olan bölgeleri yeterince temizleyemediğiniz için iltihaplanma olur. Bu durumda temizlik etkinliğimizi artırmamız gerekir.
Yüzeyi portakal kabuğu gibi pütürlü, uçuk pembe (gül kurusu renginde) ve dokunduğunuzda kanamıyorsa dişetleriniz sağlıklıdır. Tüm diş etleriniz bu şekildeyse yaptığınız ağız bakımı yeterlidir ve aynen devam edebilirsiniz.
Bize göre sağ tarafta iltihaplı, sol tarafta ise sağlıklı diş eti bulunmaktadır.

Dişlerimizi temizlemezsek ne olur?

1-3 hafta içerisinde:
  • Diş yüzeylerini kaplayan kalın bir bakteri plağı oluşur.
  • Dişetlerimiz kırmızı hale gelir ve kolayca kanamaya başlar.
  • Ağzımızdaki bakterilerin hastalık yapma kapasitesi artar.

Dişeti kanaması kaç günde iyileşir?

Dişeti kanaması oluştuğunda,  yaklaşık 1 hafta etkili bir temizlik yaparak (diş fırçalama ve diş ipi kullanarak) dişeti kanamasını tamamen iyileştirebilirsiniz.
İyi bir ağız bakımı ile diş taşı birikimi de azalacaktır.

Dişetleriniz kanıyorsa, yeterince temizlenmediği içindir. Böyle bir durumda temizliği bırakmak değil, daha da iyileştirmek gerekir. 

Sağlıklı dişeti kanamaz. Dişetlerimiz kanadığı için temizlemeyi bırakırsak daha fazla iltihaplanır ve daha çok kanamaya başlar. Bir bölgede kanama olması, o bölgenin iyi temizlenemediğini ve iltihaplandığını gösterir. Örneğin dişlerimizin arasında kanama oluyorsa, diş ipi veya arayüz fırçası gibi yöntemlerle diş aralarını temizlemediğimiz için olabilir. Bu bölgelerde kemik kaybı ve diş çürüklerinin oluşmasını önlemek için diş fırçalamaya ek olarak mutlaka diş araları da temizlenmelidir.

Diş fırçalama

Diş fırçalamadan önce fırçanızı ıslatmayınız. Islanan fırça daha da yumuşar ve etkinliği azalır. Orta sert veya yumuşak fırça tercih edebilirsiniz.
Eğer dişlerimizin tüm yüzeylerini etkili bir şekilde temizleyebiliyorsak, günde bir kez temizlik yapmamız yeterlidir. Tam bir temizlik tüm görünen diş yüzeylerinin fırça ile temizlenmesi, diş aralarının da diş ipi veya arayüz fırçası gibi yöntemlerle temizlenmesini içerir. Bir araştırmada gerçek hayatta 2 dakikadan kısa süre fırçalama yaptığımız ve bakteri plağının %40 ını temizleyebildiğimiz gösterilmiştir. Bu nedenle günde iki kez fırçalama daha uygundur.

Diş fırçalama etkinliğimizin ortalama %40 olduğunu biliyor muydunuz?

Köprü gövdeleri ve ortodontik tellerin varlığında ara yüz fırçaları veya özel diş ipleri (super floss vb) kullanılabilir. Dişin ara yüzü iç bükey olduğunda veya araları geniş dişlerin varlığında diş ipi yerine ara yüz fırçası kullanılması daha iyi temizlik sağlayacaktır.

En zor temizlenen bölgeler?

Ağız temizliğinde en çok dikkat etmemiz gereken yerler diş ile dişeti birleşimi sınırı ve dişlerin birbirlerine bakan yüzeyleridir. En çok bakteri plağı birikimi bu bölgelerde olur.
Genellikle arka dişlerimiz ve dişlerin arasındaki dişeti en az temizlenebilen bölgelerdir. Bu nedenle en çok iltihaplanan dişetleri buralardır. Bu bölgelerin temizliğine özellikle dikkat edilmelidir. Ağzımızı tam açtığımızda üst arka dişlerin yanına fırça sokmak zorlaşır. Bu nedenle ağzımızı yarım açıp, alt çenemizi fırçalama yaptığımız tarafa kaydırırsak çok daha kolay fırçalayabildiğimizi görebiliriz.

Diş Macunu

Diş macunları %20-40 oranında aşındırıcı içerir. Diş tozlarının yaklaşık %95’i aşındırıcı içerir. Bu nedenle diş tozu kullanımında daha dikkatli olunmalıdır. Dişlerin kök yüzeyleri açığa çıkmışsa aşındırma etkisi çok daha fazla olmaktadır. Kök yüzeyini kaplayan sement tabakası mineden 35 kat, dentin ise 25 kat daha hızlı aşınmaktadır. Bu nedenle kök yüzeyleri açıkta ise aşınma daha fazla olur ve diş hassasiyetleri ortaya çıkabilir. Dişlerdeki sert doku hasarlarının büyük çoğunluğu diş bakımında yaptığımız hatalara bağlı olmaktadır.
Flor içeren diş macunlarının, diş çürüklerini önlemedeki etkinliği gösterilmiştir. Bunun için diş macununun 1000 ppm flor içermesi istenir.
Diş taşı birikimini azaltmak için pirofosfatları içeren diş macunları yapılmıştır. Bu macunlar dişlerin üzerinde yeni taş birikimini %30 kadar azaltabilmektedir. Dişetlerinin altında bulunan taşlara veya dişeti iltihabına bir etkisi yoktur. Bu nedenle profesyonel diş taşı temizliği yapıldıktan sonra kullanılması önerilmektedir.
Antimikrobiyal ajanları içeren diş macunları dişeti iltihabını azaltmada daha etkilidir.  Klorheksidin içeren diş macunları üretilmiştir. Ancak bu tür antibakteriyel ürünlerin cerrahi işlemlerden sonra 1-4 hafta kadar kullanılması uygundur. Günlük kullanımda antibakteriyel ürün kullanılması gereksizdir ve içeriğine göre bakterilerin direnç kazanmasına katkıda bulunma riski bulunmaktadır.

Diş ipi

Dişlerin birbirine bakan yüzeylerini temizlemek için en çok kullanılan yöntem diş ipi kullanımıdır. Naylon lifler veya plastik lif yapısında olabilir. Mumlu ve mumsuz tipleri olduğu gibi ince veya kalın tipleri mevcuttur. Bunların temizlik özellikleri benzerdir. Kişiye uygun ipin seçilmesi yeterlidir. Örneğin dişlerin sıkı olduğu durumda ince diş ipi veya daha kolay kayabilen ince ve mumlu diş ipi kullanımı daha uygun olacaktır.

Diş ipi nasıl kullanılır?

  1. 35-45 cm uzunlukta diş ipi genellikle yeterlidir. İpin bir ucundan bir elimizin orta parmağına sarılır. Diğer elin orta parmağına da ipin ortasından başlanarak sarılır.
  2. İp işaret parmakları ve/veya baş parmaklar arasında gerilir. İp dişlerin arasına sokulurken dikkatli olunmalıdır. Dişlerin arasından geçerken bir anda boşluğa düşüp dişetini zedeleyebilir. Sıkıştığı anda ip uzunlamasına hafifçe kaydırılarak sıkışma bölgesi nazikçe geçilebilir.
  3. Bir dişin arasına girildiğinde ip önce bir taraftaki dişe yaslanır ve 2-3 kez yukarı aşağı hareket yapılarak diş üzerindeki bakteri plağı temizlenir. İp daha sonra diğer diş yüzeyine yaslanır ve aynı hareket yine 2-3 kez tekrarlanır.
  4. Bu işlem en arkadaki dişlerin arka yüzleri dahil tüm dişlerin arasında tekrarlanır.
  5. İp yıprandıkça, uzun bırakılan parmaktaki ip bir tur gevşetilir, diğer taraftaki parmağa bir tur sarılır ve sağlam kısmıyla temizliğe devam edilir.
Diş ipi kullanımı, sapan şeklinde (kürdanlı diş ipi, çatal diş ipi vb) ürünlerle daha kolay yapılabilir. Bu ürünlerde dikkat edilmesi gereken hususlar, ürünün ipi tutan plastik kısmının yeterinde kalın ve sağlam olmasıdır. İpi dişlerin arasına yerleştirirken çok ince olan ürünler büyük zorluk yaratmaktadır. Ürünün ucundaki diş ipinin çok kısa ve ince olması da uygulamayı zorlaştırır ve ipin çabuk kopmasına neden olabilir. Plastik sap kısmı ve ipi kalın olan, ip uzunluğu fazla olan ürünler daha verimli şekilde kullanılabilir.
Titreşim yapan elektrikli diş ipi ürünleri de üretilmiştir. Ancak bir üstünlüğü gösterilmemiştir.
Diş eti iltihabının tedavisinde dişlerin arasındaki bakteri plağının temizlenmesi en önemli aşamadır.

Arayüz fırçası

Dişlerin arası dişeti ile tam olarak dolmuyorsa en etkili temizlik yöntemi arayüz fırçasıdır. İç bükey yüzeylerin temizliğinde (özellikle üst birinci küçük azı dişinin çevresi) arayüz fırçası diş ipine göre daha başarılıdır. Genel olarak geniş boşluklar için geniş arayüz fırçaları önerilir.
Uygulama tekniği:
Uygun çapta arayüz fırçası dişlerin arasına yerleştirilir ve ileri geri hareket ettirilerek bölge temizlenir.
Arayüz fırçasının çapı temizlenecek boşluktan çok az büyük olmalıdır. Fırça kılları iç bükey yüzeylerin derinlerine kadar ulaşabilecek kadar uzun olmalıdır.
Fırça kılları dişlerin arasındaki dişetine de temaz edecek çapta olmalıdır.

Gargara

Timol, okaliptol, mentol ve metil salisilat gibi esansiyel yağ asidi içeren gargaralar bakteri plağını %20-35 arasında, dişeti iltihabını da %25-35 oranında azaltabilmektedir. Bu tür preparatlar %24’e kadar alkol içerebilmektedir.
Etkinliği en yüksek olan ajan klorheksidindir. Günde 2 kez yapılan 10 ml %0.2’lik klorheksidin diglukonat gargarasının bakteri plağı, diş taşı ve dişeti iltihabı oluşumunu neredeyse tamamen engellediği gösterilmiştir.
Bakteri plağı oluşumunu %45-61, dişeti iltihabını %27-67 oranlarında azaltabilmektedir. %0,12’lik gargaraları cerrahi işlemlerden sonra kullanılmaktadır. Bu tür gargaralar günlük kullanıma uygun değildir. Cerrahi işlemlerden sonra diş hekiminizin önerdiği süre kadar kullanılmalıdır.
Uzun süre kullanımlarda bölgesel geri dönüşümlü yan etkiler gözlenebilir. Bunlar dişte, dilde ve bazı protezlerde kahverengi renklenmelerdir. Tat almada da geçici değişiklikler gözlenebilir. İnsanlarda sistemik toksisite etkisi çok düşüktür. Bakteri direncine kayda değer bir katkısı olmadığı düşünülmektedir ve gelişim bozukluğuna neden olmaz.
Günlük gargaralar hiçbir zaman mekanik temizliğin yerini tutmamaktadır. Rutin bakıma ek olarak kullanılması daha uygundur.
Yüksek çürük riski olan kişilerin flor içeren günlük gargara kullanımı önerilmektedir.
Başarılı bir bakteri plağı kontrolü  ve tedavilerin uzun dönemli başarısı için günlük ağız bakımının geliştirilmesi ve rutin diş hekimi kontrolleri temel unsurlardır.

Ağız duşu

Diş ipi ve arayüz fırçası kullanımında zorlananlar için ağız duşu gibi tazyikli su ile yıkama yapan cihazlar yararlı olabilmektedir. Ağız duşu, diş fırçalama ve diş ipi kullanımına ek olarak yapıldığında dişeti iltihabı daha çabuk iyileşir.

Ağız duşu nasıl kullanılır?

Ağız duşlarının çoğunun uç kısmı 90 derece eğimlidir. Kuvveti ayarlanabilen pompa aracılığı ile nabızsal tarzda tazyikli su püskürtülür. Dişler arasındaki dişeti bölgesine doğru suyun püskürmesi sağlanır ve her bölgede yaklaşık 10-15 saniye kadar tutulur. Diş aralarının hem dil hem de yanak/dudak tarafı temizlenmelidir. Dişetlerinin iltihaplı olduğu dönemde basınç en düşükte tutulabilir. Dişetleri iyileştikçe basınç daha yükseltilebilir. Sağlıklı dişetlerinde en yüksek basınç kullanılabilir.

Kaynak

  • Dorothy A. Perry, Henry H. Takei and Jonathan H. Do. “Plaque Biofilm Control for the Periodontal Patient” Chapter 48 in: Newman, Michael G. “Newman and Carranza’s Clinical Periodontology”, Thirteenth Edition, 511-520.e9, 2019.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir