Epidemiyolojik çalışmalarda, toplumun yaklaşık %45’inde çene eklemi problemleri ile ilgili en az bir semptom bulunduğu, yaklaşık %40 ile %60 kadarında ise en az bir klinik bulgu mevcut olduğu tespit edilmiştir.

Çene eklemi problemlerinin etyolojisi (hastalığa sebep olan faktörler) karmaşıktır ve halen tam olarak ortaya konamamıştır. Diş kapanış bozuklukları, akut travmalar, diş sıkma ve gıcırdatma gibi kronik tekrarlayan travmalar muhtemel sebeplerden sayılmaktadır. Psikojenik faktörler de önemlidir. Ancak, bu da sıklıkla travma ve maloklüzyon gibi primer sebep olmaktan çok, hastalığa katkıda bulunan bir faktör olarak düşünülür.

Bu konu Prof. Dr. Serkan Polat’ın özel ilgi alanına girmektedir ve doktora tez çalışması bu konu ile ilgilidir.  Orofasiyal Ağrı ve İlişkili Hastalıklar Metodolojisi Uluslararası Ağı üyesi olan Prof. Dr. Serkan Polat, bu ağ tarafından hazırlanmış olan “Diagnostic Criteria for Temporomandibular  Disorders: Assessment Instruments” yönteminin Türkçe sürümü (Temporomandibuler Düzensizlikler için Tanı  Kriterleri: Değerlendirme Araçları) için oluşturulan ekibin liderliğini yürütmektedir. Türkçe değerlendirme dokümanları 2016 yılında hazır hale getirilmiştir. Tüm dünyada kullanılan bu standart tanı yönteminin Türkiye’deki sertifikalı ilk uygulayıcısıdır. Artrosentez (eklem yıkaması) rutin uygulamaları arasındadır. Artrosentez eklem ağrılarında ve özellikle ağız açıklığının kısıtlanmaya başladığı durumlarda önerilen bir girişimdir. Prof. Dr. Serkan Polat son yıllarda yüz ağrısında botulinum toksin uygulamaları ile ilgilenmektedir. Özellikle masseter ve temporal kas kaynaklı çözüm bulmakta zorlanılan şiddetli ağrılarda botulinum toksin enjeksiyonları yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.

Çene eklemi ile ilgili ağrılı durumlar genellikle çok sayıda faktörün bir araya gelmesi ile oluşur. Bu nedenle kapsamlı bir değerlendirme şarttır. Tedavide de çok sayıda uygulamanın bir arada yürütülmesi başarı şansını artırır. Kişinin farkında olarak veya olmayarak yaptığı zararlı alışkanları, uyku ve çalışma alışkanları detaylı olarak değerlendirilmelidir. Muhtemel etkenlerin tespit edilerek ortadan kaldırılması, hastanın hastalık hakkında bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi en temel tedavi yöntemidir. Kas gevşetici / antiinflamatuar ilaçlar, gece plağı , fizik tedavi yöntemleri, artrosentez ve botulinum toksin uygulamaları tedavi seçeneklerinden bazılarıdır.